The Girl with the Red Hood
tr → en | A2
There was a little girl who always wore a red hood. — Her zaman kırmızı bir başlık takan küçük bir kız vardı.
She lived in a small village near a dark forest. — Karanlık bir ormanın yakınındaki küçük bir köyde yaşıyordu.
One day, her mother asked her to take food to her sick grandmother. — Bir gün annesi ondan hasta büyükannesine yemek götürmesini istedi.
The girl walked into the forest and enjoyed the quiet nature. — Kız ormana yürüdü ve sessiz doğanın tadını çıkardı.
Suddenly, she met a big wolf who asked her where she was going. — Aniden, nereye gittiğini soran büyük bir kurtla karşılaştı.